Biyografi ve Ansiklopedi Sitesine Hoş geldiniz, 04 Temmuz 2020
Beğen 1

Bal

Bal

Bal, Bal Nedir?, Bal nasıl yapılır?, Bal çeşitleri nelerdir?, organik bal, bal markaları,en iyi bal, bal faydaları, petek bal, Bal fiyatları, Arı sütü nedir?, Arı sütünün yararları nedir?, Bal ekşir mi?, Bal, çayda tatlandırıcı olarak kullanılabilinir mi?, Balda kalıntı olur mu?, Bala antibiyotik ve ilaç kalıntıları bulaşır mı?, Bu kalıntılar tespit edilebilir mi?, Balın kristalleşmesi (şekerlenmesi) normal midir?, Balın sahte olduğu nasıl anlaşılır?, Çam balı ile çiçek balı arasında farklar nedir?, Anavarza Bal nerede?, Gerçek ve sağlıklı bal nasıl anlaşılır?, Hangi bal daha kalitelidir?,Krem bal nedir?, Krem bal sağlıklı mıdır?, Küçük çocuklara bal vermek zararlı mıdır?, 1 kg bal ne kadar?, Petek bal sağlıklı mıdır?, Petekli balda hile olur mu?, Polen nedir?, Polenin yararları nedir?, Propolis nedir?, Propolisin yararları nedir?, Şeker hastaları bal tüketebilir mi?, Şekerlenmiş bal nasıl eski haline getirilir?, Türkiye’nin Bal Firmaları, Şekerli bal, yapay bal, hileli bal nedir?, Gerçek bal nasıl anlaşılır?, Balın yararları nelerdir? Hakiki bal şekerlenir mi? Balı saklarken nelere dikkat edilmelidir?. Arı Dediğin Sokar, Bal Dediğin Donar, Donan bal sahte bal değildirBal hakkında tüm merak ettiğiniz Bal hakkındaki bilgileri sunuyoruz.

 

 

Bal, arılar tarafından çiçeklerden ve meyve tomurcuklarından alınarak yutulan nektarın arıların bal midesi denilen organlarında invertaz enzimi sayesinde kimyasal değişime uğramasıyla oluşan ve kovandaki petek hücrelerine yerleştirilen çok faydalı bir besindir. Nektar bala çevrilirken arılar sağladıkları invertaz enzimi sayesinde sakkarozu inversiyona uğratarak fruktoz ve glikoz şeklinde basit şekerlere dönüştürür ve fermantasyonun meydana gelmesini önleyecek miktarda suyunu uçururlar. Kovandaki hücrelere yerleştirilen ve üzeri mumdan bir kapakla örtülen bal arılarca sağlanan özel havalandırma sistemi sayesinde bildiğimiz tat ve kıvama gelir.

 

 

Balın rengi, şeker dengesi ve tadındaki farklılık tamamen toplanan nektarlardan kaynaklanmaktadır. Balın kokusunu, çiçeklerdeki aromalı uçucu yağlar verir ki bu aynı zamanda çiçeklerin kokularını sağlayan yağdır.

 

Bal üretiminde ½ kg ham nektarı toplamak için 900 bin arının bir gün boyunca çalışması gerekir. Toplanan bu nektarın ise ancak bir kısmı bala çevrilebilir. Elde edilen balın miktarı getirilen nektarın şeker konsantresine bağlıdır. Bal; nem, güneş ışığı, kaynatma gibi sıra dışı bir etkiye maruz kalmadıkça bozulmaz ve zaman faktöründen etkilenmez.

 

 

Balın Tarihçesi

40-50 milyon öncesinden beri yeryüzünde varlıklarını sürdüren arıların altın değerindeki ürünü olan balın keşfi, 40 bin yıl öncesine dayanıyor. Ama yaygın bir şekilde kullanılması M.Ö. 7 bin dolaylarına denk geliyor. Valnsia’daki LaAranas Mağarası’ndaki duvar resimleri, bal toplayıcılığının o yıllarda başladığını gösteriyor. İnsanların yerleşik düzene geçip, çiftçilikle uğraşması ile beraber, kovan üretimi de başlıyor ve M.Ö. 6 bin yılları, bugünkü arıcılığın başlangıç tarihlerini oluşturuyor.

 

 

Yüzyıllarca bilgeliğin ve yaratıcılığın kaynağı olarak görülen bal, pek çok güzellik ve sağlık reçetesinin de başrol oyuncusuydu! Hipokrat tarafından, yüksek ateş, yaralanma, ödem ve iltihaplanmalara karşı ‘reçete’ olarak sunulan bal ve arıcılık ile ilgili ilk ciddi araştırmalar, Antik Yunan’da M.Ö. 600 yıllarında gerçekleştirildi ve ünlü düşünür Aristoteles (M.Ö. 384-322) arıcılık ile literatür oluşacak ilk kitabı yazdı.

 

 

Mucizevi bir besin kaynağı olan bal, arılar tarafından çiçeklerden ve meyve tomurcuklarından alınarak, yutulan nektarın, arıların bal midesi denilen organlarında değişime uğramasıyla oluşuyor. Kovandaki hücrelere yerleştirilen ve üzeri mumdan bir kapakla örtülen bal, arılarca sağlanan özel havalandırma sistemi sayesinde bildiğimiz tat ve kıvama geliyor.

 

 

Bal üretiminde yarım kilo ham nektarı toplamak için 900 arının bir gün boyunca çalışması gerekirken, toplanan bu nektarın ise ancak bir kısmı bala çevrilebiliyor.  Elde edilen balın miktarı getirilen nektarın şeker konsantresine bağlı bulunuyor.  Bal; nem, güneş ışığı, kaynatma gibi sıra dışı etkiye maruz kalmadıkça bozulmuyor ve zaman faktöründen etkilenmiyor.

 

Türkiye

Türkiye’de 2017 yılında, 114 bin 471 ton bal üretildi.

Türkiye Arıcılık İstatistikleri (TUİK, 2017)

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Diyarbakır Bölge Müdürlüğünden alınan verilere göre, Türkiye’de bal üretimi 2017 yılında bir önceki yıla göre yüzde 8,2 oranında artarak 114 bin 471 tona yükseldi. Verilere göre Türkiye’de arıcılık yapan işletme sayısı bir önceki yıla göre yüzde bir oranında azalarak 83 bin 210’a geriledi. Kovan sayısı ise yüzde 1,15 oranında artarak 7 milyon 991 bin 72’ye, bal mumu üretimi ise yüzde 1 oranında artarak 4 bin 488 tona yükseldi.

 

Türkiye’nin En ballı illeri

Türkiye’nin en ballı illeri ise Ordu, Muğla ve Adana oldu. Ordu 16 bin 799 ton bal üretimi ile ilk sırada yer alırken, Ordu’yu 15 bin 867 ton ile Muğla ve 10 bin 729 ton ile Adana takip etti. En az bal üretimi yapan iller ise 28 ton ile Kilis, 91 ton ile Nevşehir ve 107 ton ile Kırşehir oldu.

İşte illere göre bal üretim miktarları

“Ordu 16 bin 799, Muğla 15 bin 867, Adana 10 bin 729, Aydın 4 bin 357, Mersin 3 bin 864, Sivas 3 bin 715, Balıkesir 3 bin 261, İzmir 2 bin 836, Antalya 2 bin 475, Van bin 928, Şanlıurfa bin 876, Bitlis bin 792, Siirt bin 786, Trabzon bin 770, Çanakkale bin 539, Hakkari bin 507, Kahramanmaraş bin 386, Rize bin 368, Diyarbakır bin 312, Erzurum bin 289, Erzincan bin 282, Kars bin 278, Giresun bin 226, Artvin bin 73, Bingöl bin 29, Konya bin 24, Hatay bin 15, Samsun bin 6, Manisa 982, Bursa 980, Malatya 950, Denizli 946, Adıyaman 926, Edirne 867, İstanbul 808, Tunceli 762, Afyonkarahisar 750, Osmaniye 740, Gümüşhane 711, Çankırı 705, Kırklareli 704, Elazığ 682, Burdur 677, Tekirdağ 637, Sakarya 635, Muş 629, Ankara 628, Kocaeli 614, Tokat 548, Kayseri 516, Şırnak 504, Niğde 500, Karaman 497, Düzce 481, Kastamonu 454, Çorum 438, Zonguldak 332, Yalova 312, Mardin 292, Yozgat 290, Amasya 288, Isparta 264, Bayburt 244, Bartın 236, Kütahya 221, Sinop 218, Aksaray 204, Ağrı 182, Ardahan 179, Karabük 170, Iğdır 169, Batman 162, Bolu 160, Bilecik 145, Eskişehir 139, Gaziantep 130, Kırıkkale 128, Uşak 117, Kırşehir 107, Nevşehir 91, Kilis 28 ton”.

 

Balın Fiziksel ve kimyasal özellikleri ise;

  • Kristalize olma (şekerlenme): Çam ve kestane balı dışındaki ballar (çiçek balları) soğuk ortamda şekerlenirler. Balın su içeriği şekerlenmeyi artırır. Sahte ballar şekerlenmez. Şekerlenme balın polen tarafından tetiklenen kristalize olma durumudur.
  • Bal higroskopik bir madde olup havadan nem alma özelliğine sahiptir. Havada %58 rutubet olduğu zaman balda su miktarı %17,4 civarında olur.
  • Viskozite: akıcılığa karşı koyma özelliğini ifade eder. Buna “balın bünyesi” de denir. Ağır bünyeli bir balın akıcılığı yavaş yani viskozitesi yüksek olur. Viskozite balın içerisindeki su miktarıyla yakından ilgilidir.
  • Balın özgül ağırlığı içerisindeki su miktarı ve sıcaklığa göre değişmektedir. 20 °C de balın özgül ağırlığı 1.4225 bulunmuştur.
  • Kırılma sayısı: Refraktometre ile ölçülür. Sıcaklık önemli rol oynadığından bu işlemde 20 °C de yapılır ve balın içindeki su miktarı tayin edilmektedir.
  • Renk: Balın bir optik özelliği olan renk değişiklik gösterir. Bal renksiz durumdan koyu kırmızıya kadar değişebilir.

Balın içeriğindeki şekerin cinsine bağlı olarak ışığın sağa ya da sola kırılması söz konusudur. Bu özellik bal analizinde bala katılan bazı şekerlerin tespit edilmesini sağlar.

Balın Kimyasal yapısı

Genel olarak balların toplandığı değişik bitki kaynaklarına göre farklı aroma, tat, renk, yoğunluk ve kristalize sahip oldukları tespit edilmiştir. Aynı şekilde ballarda akıcılık kimyasal bileşimi, şekerler, rutubet, enzimler, vitaminler, asitler, kolloidal maddeler ve bileşimi bilinmeyen maddeler bakımından değişik oldukları bildirilmişlerdir.

Asitler: Uzun yıllar bal içerisinde sadece formik asit bulunduğu fakat analiz metotları geliştirilince asetik, bütirik, sitrik, kaproik, laktik, formik, malik, okzalik, suksiniletannik, tartarik ve velarikasidlerin varlığı tespit edilmiştir. Balın pH’sı 3,29-4,87 arasında değişmektedir.

Enzimler: Çeşitli araştırıcılar balda diyastaz veya amilaz, nikotin, invertaz, katalaz, oksidaz, fosfataz enzimlerini bulmuşlardır. Bu enzimlerin bir kısmı bitkiden gelmekte bir kısmı ise arının başındaki bezlerden salgılamaktadır.

 

Vitaminler: Eskiden bal içerisinde vitamin olmadığı veya çok az olduğu düşüncesi hakimdi fakat kimyasal ve biyolojik araştırma metotları geliştirildikten sonra bal içerisinde çeşitli miktarda, tiamin, riboflavin, askorbik asit, piridoksin, pantotenik asit, niasin ve az miktarda biotin, folik asit tespit edilmiştir.

 

Mineraller: Bal içerisindeki minerallerin miktarı %0,02 ile %1,0 civarındadır. Bu minareller Potasyum, klor, kükürt, kalsiyum, sodyum, fosfor, magnezyum, silisyum, demir, mangan ve bakır’dır. Bunlar içerisinde potasyum, kalsiyum ve fosfor fazla bulunmaktadır.

 

Proteinler: Çeşitli araştırmacılar bal içerisinde az miktarda albuminoidlerin ve protein yapı taşları durumunda olan amino asitlerin olduğunu tespit etmişlerdir.

 

Balın Besin olarak kullanımı

Balın ilk akla gelen özelliği tatlı olmasıdır. Bunun sebebi balın içindeki üç şekerdir. Glikoz (dekstroz; %34), sakkaroz (%2) ve fruktoz (levuloz; meyve şekeri %40) bundan başka balın %17’si su geri kalan %7’lik bölümü ise demir, sodyum, kükürt, magnezyum, fosfor, polen, manganez, alüminyum, gümüş, albumin, dekstril, azot, protein ve çeşitli asitlerden oluşur. Balın kalitesini ise bu %7’lik karışım belirler.

Ayrıca bal içerisinde onbeş şeker tespit edilmiş olup bunlardan bazıları şunlardır: fruktoz, glikoz, sakkaroz, maltoz, izomaltoz, erloz, kestoz, melezitoz ve rafinozdur. Genel olarak fruktoz şekeri diğerlerinden farklıdır.

Balı bildiğimiz şekerden ayıran çok önemli bir fark vardır. Şeker ancak sindirim sisteminde değişime uğradıktan sonra kana karışırken bal sindirime gerek olmadan çok süratli bir şekilde kana karışır. Ilık su ile karıştırılan balın birkaç dakika içinde vücuda enerji verdiği tespit edilmiştir.

Bozulma: Olgunlaşmış bal su içeriğinin düşük olması nedeniyle ozmotik olarak bakteri üremesine ve bozulmaya karşı dirençli iken olgunlaşmadan hasat edilen ballarda bu özellik bulunmaz bu ballar ekşir.

Balın Toksikoloji

Bal şekerinin hiçbir ön işleme girmeden kana karışabilmesi bal tüketiminin çok daha dikkatli yapılmasını, kan şekerinin ani yükselmelerinin yol açacağı sonuçlar açısından gerekli kılmaktadır. Ayrıca kan şekerinin yüksek olmasının uzun dönemde de sağlık üzerine olumsuz sonuçlarının olduğu unutulmamalıdır.

Arının yaşadığı çevre ve bir toplayıcı olması dolayısıyla çevre kirliliği etkileri arı ürünlerine de yansır. Bu maddelerin biriktiği başlıca arı ürünü bal mumudur. Ayrıca arıcılıkta kullanılan dezenfektanlar, parazit-böcek ilaçları, arının yayıldığı alanda yapılan tarımsal faaliyetlere ait ilaçlamalara ait kalıntıların insan sağlığı üzerinde uzun ve kısa dönem etkileri bulunabilir.

Deli bal Karadeniz bölgesinin orman gülü bitkisinin yaygın olduğu bölgelerinde arı yetiştiricilerinin ürettiği zehirli bir bal çeşididir ve ılımlı miktarlarda tüketimi bile kullanıcılarda sağlık sorunlarına yol açabilir.

Bal 1 yaşın altındaki bebeklere verilmemelidir.

Bal içeriğinde bulunan değişik protein ve polenler duyarlı kişilerde sağlık sorunlarına yol açabilir.

 

Balın Sağlık üzerine etkileri

Arı balı en az 3000 seneden beri birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılmıştır. Bal eski Yunan, Mısır, hint ve Çin tıbbında kullanılmış, Kur’anda da şifa olarak nitelenmiştir.

Alerjiler: Bal mevsimsel alerjiler için önerilmiş, ancak mevsimsel rinosinüzitlerde etkisiz bulunmuştur.

Yanık tedavisinde: Balın yanık tedavisinde faydalı olabileceğine yönelik bazı zayıf kanıtlar bulunmaktadır.

Ven yaraları: Bal veya bal ürünlerinin ven yaralarının tedavisinde kullanımını destekleyen bulgular bulunmamaktadır.

Yara ve yanık tedavisindeki bu etkiler balın antiseptik/antimikrobiyal, osmotik, hidrojen peroksit ve asiditesine bağlı bakteriyel gelişimi önlemesine bağlanmıştır. Bal temel olarak iki monosakkaritin yoğunlaşmış bir karışımıdır. Bu karışımda su etkisi az olduğu için yani su moleküllerinin çoğunluğu monosakkaritlere bağlı oldukları için mikroorganizmaların hayatta kalmasını sağlayacak nemden ve sudan yoksundur. Böylelikle balda hiçbir mikroorganizma canlı kalamaz. Bunun içindir ki bal, asırlardır yanık, yara ve deri ülserlerini iyileştirmek için kullanılmıştır.

Antimikrobiyal etki: Balın yüksek şeker oranı, hipertonositesini artırdığı için etrafındaki bakterilerin suyunu hipertonik alana çekip bakteri hücrelerinin büzüşmesini sağlar. Bir antiseptik olarak balın metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) gibi dirençli bakterilere karşı etkili olabileceğini savunan araştırmalar mevcuttur. Bal içindeki hidrojen peroksit, tıbbi olarak kullanılan hidrojen peroksite üstündür. Balın içindeki hidrojen peroksit faal hale sulandırma sonucunda gelir. Yani, bal yara üzerine sürüldüğünde hidrojen peroksit yavaşca vücut sıvıları tarafından sulandırılarak etkili hale geçer. Hem yavaş olarak etkinlik kazanması hem de tıbbi hidrojen peroksitten daha düşük bir yoğunlukta bulunması balın mikropları öldürüp vücudun hücrelerinin zarar görmemesini sağlar.

Bal pH’ı 3,2 ila 4,5 arasında olduğu için enfeksiyondan sorumlu bakterilerin çoğalmasını önler.

Öksürük: Balın çocuklara öksürüğü önlediğine yönelik küçük kanıtlar bulunmaktadır. Akut ve kronik öksürüklerde kullanılmasını veya kullanılmamasını destekleyen güçlü kanıtlar bulunmamaktadır.

Kanser: Bal kanser tedavisinde de önerilmiştir. Laboratuvar şartlarında kanser hücrelerini yok ettiği görülen balın kanser tedavisinde faydalı olduğu kanıtlanamamıştır.

Önleyici etkiler: Bal içinde birçok polifenol yani doğal antioksidan olarak işlev gören madde barındırdığı için uzun dönem tüketimi sonucu kanseri önlediği, zararlı oksijen radikallerini zararsız hale getirdiği ileri sürülmektedir.

İmmün sistem: İmmün sistemi baskılanmış kişiler bakteriyel veya fungal risk dolayısıyla bal kullanmamalıdırlar.

BALIN İYİ GELDİĞİ HASTALIKLAR VE KULLANIM ŞEKİLLERİ

1- ASTIM: Kestane balı astım hastalığının tedavisinde kullanılır ve hasta ergenlik çağına girmemiş ise hastalığı 1 yılda tedavi edilebilir. KESTANE BALI ile tedaviye yardımcı olmaya ve vücudu güçlendirmeye başlayalım.0,5 kg kestane balına 3 yemek kaşığı ZENCEFİL ilave edin ve macun kıvamına gelene dek karıştırın, bu karışımın uzun süre durmasında sakınca yoktur. u karışımdan akşam yatmadan önce 1 tatlı kaşığı yedirin ve üstüne bir şey yedirip içirmeyin ve bu şekilde 1 yıl devam edin. Ayrıca vücudun direncini artırıp bağışıklık sistemini güçlendirmek için 1 Bardak günlük sütün içine 1 Adet BILDIRCIN YUMURTASI ve 2 tatlı kaşığı ORGANİK KESTANE BALI ilave edip karıştırın ve günde 3 defa taze hazırlayarak içirin ve buna da 1 yıl devam edin ve çocuğunuzun iştahının açıldığını ve yavaş yavaş renginin geldiğini ve kilo zayıflık problemi varsa ortadan kalktığını göreceksiniz. Ayrıca her gün aynı saatlere yakın bir tutam taze tere otunu Organik karakovan kestane balına batırın ve tüketin bronşların temizlenmesine çok yardımı olacaktır. NOT: Doktor ilaç ve tedavi uyguluyorsa bu tedaviyi bırakmayınız vücuda herhangi yan etkisi olmaz. Evinizde halı veya halıfeks varsa kaldırmanızı, battaniye gibi toz çıkaran şeylerden uzak durmanızı evde su ilaveli elektrik süpürgesi kullanmanızı ve çocuğunuzun bilgisayara uzun süre bakmamasını sigara dumanı parfüm ve deodorant kokularından uzak durmasını tavsiye edin.

2-İHSAL ve İHSALE BAĞLI KARIN AĞRISI: Kaynatılmış ve soğutulmuş suyun ( çok soğuk olması gerekiyor) 1 bardak suya 2 yemek kaşığı koyup karıştırın ve için 2 gün devam edin 2 güne kalmadan ishaliniz geçecektir. 2 günde geçmiyorsa doktorunuza başvurunuz.

3-KABIZLIK: Ağzı yakmayacak kadar sıcak suya 1 yemek kaşığı ORGANİK KESTANE BALI ilave edin ve karıştırıp için 3 -4 saat sonra farkı hissedeceksiniz.

4-MİDE YANMASI ÜLSER GASTRİD: Kaynatılmış ve ılık olmuş suya 1 yemek kaşığı balı koyup bal şerbeti yapın ve için 1 ay devam edin faydasını göreceksiniz Not: sabah aç karnına ılık su içmenizi ve de suyu çok içmenizi tavsiye ediyoruz ayrıca mide yanması ve mide ağrısı olduğunda bal şerbeti içerek şikayetinizin geçtiğini hissedeceksiniz.

5-ALT ve ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARININ TEDAVİSİ: Akşam yatmadan önce 1 tatlı kaşığı balı ağzınıza koyun ve üstüne bir şey yiyip içmeyin günde 3-4 defa yapın ve boğazlarınızın iyileştiğini göreceksiniz.

6-KURU ÖKSÜRÜK (gıcık): 1 Yemek kaşığı ORGANİK KESTANE BALI´na yarım limonu sıkın ve öksürük nöbeti geldiğinde 1 tatlı kaşığı ağzınıza koyun ve akşam yatarken de 1 tatlı kaşığı ağzınıza koyun üstüne bir şey yiyip içmeyin  veya büyük bir turp alın kabuğunu ince bir şekilde soyun ve sonra turpunuzun içini vazo misali oyun içine 3 yemek kaşığı organik kestane balı koyun ve içindeki bal turp un altından sızacak şekilde bir kabin üstüne koyun ve sabahleyin turp un içinden sızan balı 1 tatlı  kaşığı kadar için 1-2 gün devam edin ve öksürüğünüz tamamen kesecektir. NOT: Eğer nefesinizde hırlama varsa kestane balı ve kuru soğan ile bunu tedavi edebilirsiniz kuru soğanın içini filiz çıkan tarafından tas şeklinde oyun içine kestane balı koyun bir kavanozun üzerine koyun ve sabaha kadar bekleyin sabah kavanoza sızan kestane balını için  soğanım içine kestane balı ile beraber ezilmiş 2-3 diş sarımsak koyarsanız tamamen doğal ilaç olur ve nefesinizin hırıltısını geçirir ve birçok hastalığı da engeller. Kestane balını kahvaltıda ve diğer zamanlarda da sofranızdan eksik etmeyin. Kestane balı eşi benzeri olmayan bir nimettir kestane balını çocuklarınıza da yedirin kestane balını dostlarınıza tavsiye edin.

7-AĞIZDAKİ YARALARIN TEDAVİSİ: Önce 1 bardak suya 1 çay kaşığı karbonat atın ve bununla ağzınızı iyice çalkalayın 10 dakika sonra 1 tatlı kaşığı ORGANİK KESTANE BALI´nı ağzınıza atın ve iyice ağzınızda gezdirin ve yutun bunu 2 gün tekrarlayın ve ağız yaralarınızın iyileştiğini görecek ve bize teşekkür edeceksiniz.

8-YANIK VE YARA TEDAVİSİ: Çam ağaçlarında bulunan zift veya pisi denilen yapışkan maddeyi alın 20 gram civarı 50 gram taze tereyağı 50 gram ORGANİK KESTANE BALI 50 gram bal mumu ve arı kovanında bulunan propolisi kısık ateşte eritin eriyen karışıma sargı bezinden kestiğiniz yara boyutunda bezleri karışıma batırın ve yaranın üstüne gelecek şekilde bağlayın ve bunu bu bezlerle her gün yenileyin bu karışımın 15 günden sonra kullanmayınız.

9-AĞRIYAN BÖLGEYE LOKAL UYGULAMA: 1 Yemek kaşığı ORGANİK KESTANE BALINA toz tarçın ekleyip ağrıyan bölgeye masaj yaparak sürün ve sarın ağrının geçmesine yardımcı olacaktır.

10-KAN DOLAŞIMI: Akşam yatmadan önce 1 tatlı kaşığı organik kestane balı alınız sabah aç karnına aynı işlemi tekrarlayın faydaları: Kan akışını kolaylaştırır damar sertliğini önler kandaki pıhtılaşmayı önler damarların tıkanmasını önler kolestrolü düşürür kalbin daha düzenli çalışmasına yardımcı olur.

11-SARILIK: Kahvaltıda veya başka bir yemekte kestane balı yemek olarak yenmesi önerilir vücuttaki zararlı maddelerin atılmasında yardımcı olur bağışıklık sistemini güçlendirir hastalıklara karşı korur kemik gelişimine katkı sağlar.

12-HEMOROİT (basur) : 70 derece su ile 1 bardak suya 1 tatlı kaşığı organik kestane balı ilave edip günde 4-5 defa için ve 2-3 ay devam edin fakat yinede yenmemesi gereken şeyleri tüketmemeye çalışın acı, ekşi, salçalı, tuzlu ve incirden uzak durun.

13-PROSTAT : Prostat büyümesini durdurur ilik su ile 1 bardak suya 1 tatlı kaşığı ORGANİK KESTANE BALI atın şerbet yapıp için ve idrar yaparken rahatladığınızı hissedersiniz ve idrarınızdan kestane balı kokusu gelir. Ayrıca BÖBREKLER İÇİN DE ÇOK FAYDALIDIR

 

14-HALSİZLİĞİN GİDERİLMESİ:  1 Bardak ılık süt ve ya su ile şerbet yapılıp içilir.

15-ADALE AĞRILARININ GİDERİLMESİ : Aç karnına ve yatmadan önce şerbet yapılıp içilir.

16-MAÇ ANTRENMAN VE YOĞUN EFOR DİKKAT VE ZİNDELİK GEREKEN İŞLERDE: 1-2 Saat Önceden isteğe göre meyve suyu veya su ile şerbet yapılıp kullanılır ve zinde ve formda kalmanızı sağlar. Not hazır meyve suyu ile tavsiye edilmez.

17-KISIRLIK SAĞLIKLI SPERM SAYISININ VE CİNSEL GÜCÜN ARTIRILMASI: 3 Kaşık ORGANİK KESTANE  BALININ İçine kişniş, meyan kökü keçi boynuzu pekmezi  öğütülmüş ceviz  2 şer tatlı kaşığı atılır ve macun haline gelene dek karıştırılır ve sabah akşam 1 tatlı kaşığı yenir ve CİNSEL GÜCÜNÜZE  tavan yaptırır ama önce kafanızı boşaltmanız ve rahat olmanız gerekir. Kısırlık için ise ayrıca bu karışıma anne için,  ana arı sütü, erkek için ise erkek arı sütü ilave edilir ve çözüm alma yüzdesi artar.

18-TANSİYON: 1 Diş sarımsağı ezip püre haline getirip 1 yemek kaşığı organik kestane balına karıştırıp sabah evden çıkmadan kahvaltıdan sonra alın bal sayesinde ağız kokusu da yapmaz ve tansiyonunuzu dengeler.

19-SOĞUK ALGINLIĞI VE GRİP : Ihlamur kuru nane limon kabuğu çay gibi 1 dakikadan fazla kaynatmadan 15 dakika demlenmeye bırakılır bardağa döktükten sonra ORGANİK KESTANE balı ilave edilir,biz bir tatlı kaşığı tavsiye ediyoruz ama fazlasının bir zararı olmaz ve gribe iyi gelir.

20-ANFİZEM-KOAH: Koah ve Anfizem hastalığında ASTIM (ASTIM HASTALIĞI TEDAVİSİ 1.SIRADA ANLATILMIŞTIR) hastalığında olduğu gibi tedavi aynı şekilde uygulanır fakat tedaviye yardımcı olmak ve ciğerimizi temizlemek balgam atmak için sabah 10 gibi ve öğlenden sonra tere denilen bitkiyi bala batırıp az miktarda tüketin ve birkaç gün sonra balgam attığınızı ve nefes darlığınızın azaldığını hissedeceksiniz.

21-KOLESTEROL: Sabah aç karnına 1 bardak sütün içine 1 yemek kaşığı organik kestane balı koyun ve için her gün tekrarlayın ve yemek yemeden 30 dakika önce 1 tatlı kaşığı kestane balına 1tatlı kaşığı öğütülmüş ceviz koyup yiyin hem iştahınız azalacak hem de kolesterolunuzu düzenleyecektir.

22-KİLO VERME: Hergün acıktığınızda yemekten yarım saat önce 45-50 derece sıcak 1 bardak suya 1 yemek kaşığı kestane balı koyun şerbet yapıp için akşam acıkırsanız yeme ve açlık hissi duyarsanız aynı işlemi tekrarlayın  açlık hissiniz geçecek ve rahat bir uyku uyumanıza da yardımcı olacaktır ve 10-15 gün sonra sağlıklı şekilde kilo verdiğinizi ve eskisi kadar yeme isteğinizin olmadığını hissedeceksiniz.

23-DAMAR SERTLİĞİ DAMAR TIKANIKLIĞI ve TANSİYON: Organik karakovan kestane balı, sarımsak ve limon suyu mucizesi. Özellikle Rus ve Alman bilim adamlarının tavsiye ettiği Kalp ve Damar hastalıkları reçetesi mucizevi sonuçlar veriyor. Alman,Rus ve İsviçre tıp dünyası bu formülü yüzlerce yıldır kullanıyor.1 litre taze sıkılmış ve su katılmamış limon suyuna 20 diş sarımsağı ezip karıştırın 10 gün serin bir odada bekletin her gün çalkalayın 10 gün sonunda sarımsaklar limonun içinde eriyecektir,bu karışımdan yarım çay bardağından biraz daha az alın içine bir yemek kaşığı organik karakovan kestane balı ilave edin ve sabah aç karnına için ve bunu karışım bitene kadar tekrarlayın mucizevi tedaviyi görün sorunlarınızın ortadan kalktığını göreceksiniz.

Gerçek Bal ve Sahte Bal Nedir?, Arasındaki Farklar;

Gerçek Bal: Bal arıları tarafından çeşitli nektar kaynakları kullanılarak üretilen ve üretim mevsiminde ya da sonrasında herhangi bir şeker şurubu ve katkı maddesi ilave edilmeyen baldır.
Sahte Bal :Katkılı (tağşişli) bal ve yapay (taklit) bal olmak üzere ikiye ayrılır.

Katkılı (Tağşişli) Bal: Üretim aşamasında arının değişik şeker şurupları ile beslenmesi, üretimden sonra şurupların katılması, farklı özellikteki balların karıştırılması, düşük rutubet içeriğine sahip ballara su katılması şeklinde yapılan işlemlerle genel bileşim özellikleri değiştirilmiş balları kapsamaktadır. Yapay (Taklit) Bal: Üretimde arının hiçbir katkısı olmadan tamamen kimyasal yolla, değişik şeker şuruplarından üretilen balları kapsamaktadır. Yani tamamen arısız bal üretimi yapılmaktadır.

Kristalizasyon; balda bulunan glikoz şekerinin zamanla doyma noktasına ulaşarak dibe çökmesi olayıdır. Çiçek balları zamanla mutlaka kristalize olur. Kristalleşmenin hızı baldaki glikoz, fruktoz oranına ve su miktarına bağlıdır. Balda fruktoz miktarı genel olarak glikozdan fazladır. Eğer bu iki şekerden glikoz miktarı nispet olarak fruktoza yaklaşırsa bal çabuk, fark büyürse geç kristalleşir. Bu ifadeden yola çıkarak balın kaynağına göre baldaki glikoz, früktoz, su oranları değişiklik gösterdiğinden balların kristalleşme süreleri de farklılık göstermektedir. Bir başka deyişle balın kristalleşme süresi balın kalitesinin değil kaynağının göstergesidir. Olgunlaşmamış balda ve nektar döneminde şeker şurubu ile beslenmiş arılardan elde edilen ballarda sakkaroz miktarı yüksek olacağı için kristalleşme geç olacaktır.

Bu ifadelerden de anlaşılacağı gibi halkımız tarafından kabul gören kristalleşen bal = şekerli bal yargısı tamamen yanlıştır. Aksine şeker şurubu verilerek elde edilen ballar daha geç kristalize olur.

Yine kristalizasyonda yanlış olarak bilinen diğer bir konuda; soğuklukla kristalizasyon arasında doğru bir orantı olduğu düşüncesidir. Kristalizasyon, 5 -7C’de başlamakta ve bu derecelerin altında saklandıklarında kristalleşme gecikmektedir. Ballar 14C’de en fazla kristalize olmaktadır. İşlenmiş bal 18C-24C’de işlenmemiş bal ise 10C’nin altında ki sıcaklıkta depolanması daha uygundur. Petekli ballar süzme ballara nazaran daha geç kristalize olurlar. Yine ısıl işleme tutulan ballar uzun süre kristalize olmamaktadır.

Kristalize olan balların kimyasal özelliklerinde herhangi bir değişim gerçekleşmez. Hatta batı ülkelerinde sevilen tüketim şekillerinden biridir. Özellikle ABD ve Avrupa ülkelerinde kontrollü şekilde kristalleştirilerek elde edilen krem bal formu en çok tüketilme biçimlerinden biridir.

Kristalize olmaya başlayan balı ev şartlarında tekrar eski haline döndürmek için 45-50C’lik su banyosu ile muamele edilmesi yeterli olacaktır. Bu pratik metotta dikkat edilmesi gereken en önemli husus balın kendine has özelliklerini kaybetmemesi için direkt olarak ateşle muamele edilmemesidir. Üreticilerin ellerinde bulunan kristalize olmuş balların çözülmesi için ise ısı ayarlı ısı odaları kullanılabilir. Balın kaynağına göre değişmekle birlikte çözülme işlemi 45-50C’de birkaç gün sürebilir.

Unutulmamalıdır ki; amacımız ister balda kristalizasyonu önlemek isterse kristalize olan balı çözmek olsun, belirtilen ısı derecelerinin üstüne çıkılması durumunda bal içerisindeki şekerlerin(özellikle fruktoz) yapısının bozulmasıyla HMF yükselecek ve dolayısıyla bal yenildiği zannedilirken sağlık için zararlı bir besin tüketilmiş olunacaktır.

BALINIZIN SAF MI SAHTE OLDUĞUNU NASIL ANLARSINIZ?

Görünüm

Gerçek ve saf bal kalındır ve kavanoz eğildiğinde (çok sıvı değil) kavanozun bir tarafından diğerine hareket etmez. Doğru bal türünü almanızı sağlamanın en kolay yolu, kristalize olanları bulmaktır ve saf bal olduklarından emin olabilirsiniz.

Kristalize bal, opak bir dokuya sahiptir (şeffaf / net değil) – aşağıdaki sağdaki resme bakın. Kristalleşme bal şekerinin ayrılması işlemidir. Saf bal satın aldıysanız, kristalleştiğini görmek birkaç haftadan aylara kadar sürebilir.

 

İşte balınızın gerçek veya sahte olup olmadığını kontrol etmek için evde yapabileceğiniz bazı basit testler. Akılda tutulması gereken bir şey, sahte balın temelde su (nem) ve insan yapımı şeker, saf balın kalın, doğal şekerle konsantre olmasıdır.

1. Arı Altıgen Şekil Testi

Doğa muhteşem. Beyaz bir tabağa bir damla bal koyun. Bal üzerine birkaç damla su ekleyin ve plakayı dairesel hareketlerle sallayın. Bir süre bırakın ve saf bal, petek altıgen bir şekil oluşturmaya başlayacaktır.

2. Buzdolabına koyun.

Yapay şekerle dolu sahte bal sertleşir. Saf bal sertleşmeyecek ve buzdolabına ihtiyaç duymasa da bir süre buzdolabında bırakıldıktan sonra bile kepçelenmesi kolaydır.

3. Başparmak Testi

Başparmağınıza küçük bir damla bal koyun. Bal dökülürse veya yayılırsa, bu saf olmadığının bir göstergesidir. Saf bal başparmağınızda bozulmadan kalacaktır.

4. Su Testi

Bir bardağa biraz su dökün. Daha sonra bardağa bir çorba kaşığı bal ekleyin ve çözünüp dibe çöküp batmadığına bakın. Eğer batar ve dibe çökerse, bir kazancınız olur. Yapay bal hemen çözülür.

5. Eşleşme Testi.

Saf bal yanıcıdır. Bir kibrit çöpünü balla batırın ve aydınlatmayı deneyin. Saf balsa, sahte balın aksine su içeriği olmadığı için kolayca yanmalıdır.

TÜRKİYE’NİN EN İYİ BAL MARKALARI

ARDAY-BİR
Geçmişten gelen beş asırlık gelenek. Ardahan Arı Yetiştiricileri Birliği (ARDAY-BİR), 2008 yılında kurulmuş olup, 2016 yılı itibariyle 650 üyesiyle arıcılarına hizmet vermektedir. Dünyada bilinen ve ekonomik değere sahip dört arı ırkından bir tanesi olan Kafkas Arı Irkı’nın gen merkezi bulunması, Ardahan’ı stratejik bir konuma da getirmektedir.

Ardahan endemik bitki çeşidi dikkate alındığında, arıcılık ve bal üretimi alanlarındaki potansiyeli ortaya çıkmaktadır. Araştırmacıların tespit ettiği ve ilgili literatürlerde geçen yaklaşık 1.600 kadar bitki türü bulunmaktadır. Ayrıca, ülkemizde gittikçe yaygınlaşan Endemik Bitki Yetiştiriciliği için temiz doğası, ılık ve yağışlı yaz mevsimi ve bitki çeşitliliği ile Ardahan doğal bir yetişme alanıdır. Ardahan’da var olan ve sayıları 85’i bulan endemik bitki çeşidi de (ör. Astragalus spp., Verbascum spp., Acantholimon spp., Hypericum spp., Phlomis spp., Achillea spp.) dikkate alındığında, ilimizin fIora zenginliği ortaya çıkmaktadır. Bal İletişim Tel: +90 478 211 61 41

Arıcan Bal
Binlerce yıldır varolan en eski besin ve şifa kaynağı kabul edilen balı, ilk günkü titizlik ve özenle, 42 Yıldır sizlerle buluşturmanın gururunu yaşayan firma. Eczacı Cemal Arıcan‘ın alternatif şifa kaynağı olarak nitelendirdiği balı eczanesinde bulundurarak başlattığı süreci, arı ürünlerine artan talebi karşılayabilmek amacıyla 1978 yılında tesisleşerek faaliyete başladı. Bal İletişim Tel : +90 (0212) 461 54 29 – Fax : +90 (0212) 461 22 84

Bal Dağı
1978’te başlayan bal ve arıcılık faaliyetleri sonucunda markalaşma yolundaki ilk adımı olan Baldağ Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketini’ni 2005 yılında kuruldu. Yılların verdiği bilgi birikimimiz sayesinde bal konusunda çok çeşitli tatlar ve aromalar sunan ve çok zengin bir bitki örtüsüne sahip olan Anadolu’dan özenle seçtiği balları müşterilerine modern tesislerde el değmeden paketlenmektedir. Bal İletişim Tel:+90 (312) 827 17 30 +90 (312) 827 14 16

Bal Köşküm
internet üzerinden resmi sitesi ile satış yapan bir bal markasıdır. Firma her ne kadar reklam yapmasa da,40 yılı aşkın bir süredir katkısız şekilde Bal ürettiğini belirtmemizde fayda var.Denemediyseniz Bal Köşküm’ü kesinlikle denemelisiniz. Bal İletişim Tel:+90 (216) 479 18 48 Fax +90 (216) 479 12 21

Marmaris Balcısı
Yine gizli bir marka.Marketlerde pekte görmenizin mümkün olmadığı bir firma yapmaktadır.Firma sektörde oldukça eskidir.Marmaris Balcısının Balını deneyenlerin oldukça memnun kaldığını belirtelim. Bal İletişim Tel: 0(546) 403 48 48

Anavarza Bal
Hemen hemen her markette bulabileceğiniz ülkemizin lider markalarından biridir.Bal adına bir tüketicinin ihtiyaç duyabileceği,her çeşidin üretimini yapan firmanın,ürünleri oldukça kaliteli ve hijyenik ortamlarda üretilmektedir.Ürünlerinden kesinlikle memnun kalacağınızı belirtelim. Bal İletişim: Üretim Tel: 0 322 516 06 06 Fax: 0 322 516 29 70- Genel Müdürlük Tel: 0 216 369 26 86 – Fax: 0 216 369 26 80

Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) Balı
Ankaralıların bu konuda oldukça şanslı olduğunu belirtelim.Zira AOÇ Balları Ankara da üretilip,çok nadir başka illerde satışı yapılıyor olsa da,Ankara da daha yoğun bir şekilde satılmaktadır.AOÇ’nin her ürününde olduğu gibi kalite ve lezzet en üst seviyede.Şayet imkanınız olursa mutlaka deneyin bu tadı. Bal İletişim Tel : +90.312.211 01 70 – 71
Fax : +90.312.211 01 79

 

Binboğa Bal
Binboğa Bal Kooperatifi 1973 yılında arıcı ailelerin oluşturmuş olduğu bir topluluk ile kurulmuştur.Okuduğunuz gibi firma 45 yıllık bir tecrübe ile Bal üretmektedir.Binboğa Balı neredeyse her marketten temin etmeniz mümkün.Tüketicinin tercih ettiği Bal markaları arasındadır. Bal İletişim Tel: +90 322 515 89 10 – 11 – Fax: +90 322 516 30 56

Bal Anzer
Adından da anlaşılacağı gibi,başta Anzer balı olmak üzere bir çok bal çeşidinin üretimini yapan bir firmadır Bal Anzer.Marketlerden almanız pek mümkün olmasa,firma internet üzerinden ülkemizin her yerine satış yapmaktadır. Kesinlikle denemelisiniz bu markayı. Bal İletişim: Tel : (0464) 214 92 20 – (0464) 214 66 68
Anzer : 0536 970 13 97 – 0536 405 70 84

Balparmak Bal
Ve ülkemizde yıllardır zirveye oynayan bir marka Balparmak.Hem ülkemizde hem de yurt dışında oldukça prestijli bir firma.Zira ürünleri neredeyse ülkemizin her alanında hizmet veren market raflarında,her daim en başta yer alıyor.Balparmak Bal’ın kalitesi ve lezzeti tartışmasız üst seviyede.Hatta firma markasını benimsemiş tüketicileri alternatif bir ürüne yönlendirmek oldukça zor. Bal İletişim Hattı: 0 (850) 225 6 225

Bal Yuvası
Siirt Pervari ilçesinde yerleşimin az bulunduğu ve arabaların az geçmekte olduğu tamamıyla doğal bir ortam olan yaklaşık 2000-2500 m2 yüksekliklerde dağlarda bulunan özel çiçeklerden arıların aldığı öz ile yaptığı şekersiz ve yenildiğinde kendisine has kokusunu hissettiren ve damağa farklı bir lezzet sunan eşsiz lezzetteki baldır.Hem kahvaltı niyetine hemde sağlık niyetine tüketilebilir. Bal İletişim Hattı: 05348279627 – 02126210750

Kaçkar Bal
Türkiye’nin Doğu Karadeniz Bölgesinde bulunan Kaçkar Dağlarında üretilmektedir. Bu bilgiler ışığında Kaçkar Bal ailesi olarak Türkiye’de ilk kez Kaçkar Bal’ını marka tescilli ve organik sertifikalı olarak üretme kararı aldı ve yıllardan beri bu kararı uyguluyor. Öncelikli hedef bu şifa kaynağı balı tüm insanlığın güvenle ulaşabileceği noktaya getirmektir. Bal İletişim Tel: +90 (212) 640 66 65

Eğriçayır Bal
Yörük bir ailenin, 1700’lü yıllardan beri nesillerdir sürdürdüğü bir gelenek arıcılık. Eğriçayır Yaylası Mersin Torosları’nda ve 2500 rakıma sahip bir yayla. Buradaki bitki örtüsü, çiçek çeşitliliği balımızın aromasını, niteliğini mükemmelleştiren en önemli etken. İkincisi ise 300 yıllık aile geleneğimiz olması yani tecrübe ve birikim. Bal İletişim Hattı: +90 542 402 59 98 – +90 549 483 00 33

Güneş Bal
Güneşli Organik Tarım Çiftliği 3/02/2007 tarihinde ülkemizde doğası bozulmamış, sanayi atıklarıyla kirlenmemiş, geniş ve çeşitli bitki örtüsüne sahip ender yerlerden olan Artvin’in Hopa ilçesinin Güneşli köyünde kurulmuştur. Bal İletişim Hattı: 0 537 766 88 79 – 0 466 351 55 36

Yıldız Bal
Azmi Yıldız Bal Markası adı altında 1989 yılından günümüze Ordu İli ünye İlçesinde Toptan ve Perakende BAL ve ARICILIK MALZEMELERİ sektöründe hizmet vermektedir. Bal İletişim Telefon: 0 452 323 35 22 – 0 542 771 38 07 – 0543 749 49 27 Fax:0 452 323 35 22

Zara Balı
1990 yılında kurulmuş olan ve Sivas ili Zara ilçesi ile özdeşleşmiş olan Zara Balı markasını 2012 yılında bünyesine katan Kaptanlar grup Sivas’tan ulusal bir marka çıkarmak amacıyla çıktığı bu yolda emin adımlarla yoluna devam etmektedir. Sivas yöresinde üretilen balı tüm doğallığı ile tüketicinin beğenisine sunmak için sürekli yenilikçi düşünce ve çağdaş teknoloji ile çalışmalarını sürdürmektedir. Bal İletişim: Kaptan Zara Bal ve Gıda A.Ş. Fabrika Tel :0.346. 218 14 10  fax:0.346. 218 14 08 – İç Anadolu Bölge Müdürlüğü tel :0.312 397 58 96  fax:0.312. 397 58 96 –  Merkez Tel:0 346 221 84 58 – faks : 0 346 223 40 25

Nedir Kim Mail: nedirkim@yandex.com

Etiketler

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz