Biyografi ve Ansiklopedi Sitesine Hoş geldiniz, 24 Eylül 2020
Beğen 1

Manisa'nın Kurtuluşu

Manisa'nın Kurtuluşu

8 Eylül Manisa’nın Kurtuluşu, Manisa’nın Kurtuluşu, Manisa’nın Kurtuluşu hakkında bilgiler, Manisa’nın Kurtuluşu Nedir?, Manisa’nın Kurtuluşu 08 Eylül 1922, Manisa’nın Kurtulus Günü, Manisa’nın kurtuluşu, 8 Eylül 1922 de ne oldu?, 8 Eylül 1922 hangi gündür?, 8 Eylül 1922 de Yunan bayrağını indiren kimdir?, 8 Eylül günü Manisa’nın kurtuluşu kısaca, 8 Eylül Manisa’nın kurtuluşu, 8 Eylül 1922 Türk bayrağı, 8 eylül’de ne oldu, Türk Ordusunun Manisa’ya’ Girişi, 8 eylül 1922’de yunan bayrağını indiren kimdir, 9 Eylül 1922 de ne oldu?, Manisa’nın Kurtuluş Bayramı, 8 eylül Manisa kurtuluşu, Bugün 9 Eylül Manisa’nın kurtuluşu!, Manisa nasıl kurtuldu? “Manisa’nın Kurtuluşu” hakkında merak edilenler sayfamızda…

Manisa şehri Yunan ordusu tarafından 26 Mayıs 1919’da işgal edildi ve 8 Eylül 1922 tarihinde Türk ordusu tarafından geri alındı. Yunan ordusu Batı Anadolu’dan geri çekilirken yakıp yıkma taktiği uyguladı. Orta Doğu tarihçisi Nettleton Fisher konu hakkında, “Geri çekilen Yunan ordusu bir yakıp yıkma politikası benimsedi ve önüne gelen bütün savunmasız Türklere karşı vahşilikler uyguladı.” yazdı. İskoçyalı tarihçi Kinross Yunan geri çekilişini, ” Zaten onun (Yunan ordusu) önünde bulunan çoğu mahalle harap içindeydi. Tarihi kutsal şehir Manisa’da 18 bin binadan sadece 500’ü ayakta kalabilmişti.” sözleriyle tasvir etmiştir. Bu çekilme sırasında 5 Eylül 1922 gecesi başlayan ve 8 Eylül’e kadar devam yangın ise “1922 Manisa yangını” olarak adlandırılır.

 

Manisa Yangını Sonrası Görünüş

Manisa Büyük Yangın Sonrası

 

Mondros Mütarekesini fırsat bilen emperyalist güçler, güzel ülkemizin dört bir yanına asker çıkarmış, kağıt üzerinde son yurdumuz Türkiye’yi kendi aralarında pay etme cüretini göstermişlerdi. Adeta medeniyetler beşiği olan Manisa’ da 26 Mayıs 1919’da Yunan ordusunca işgal edilmiş, şehirde hüzün, karamsarlık ve gözyaşı hakim olmuştu. 19 Mayıs 1919’da Samsun’dan bir güneş gibi doğan ebedi Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, umutsuzluk içindeki Türk milletini adeta şaha kaldırmış ve bugün destan gibi okuduğumuz şanlı Kurtuluş Savaşı’mızın meşalesini yakmıştı. Yunan askerlerinin postallarıyla kirletilmeye çalışılan Manisa’nın her yerinde direniş başlamıştı Alaşehir’den Demirci’ye. Müftü Alim Efendi, Parti Pehlivan, Gördesli Makbule, Demirci Akıncıları, İbrahim Ethem gibi sayısız kahraman aman vermemişti düşmana ve kahramanca çarpışmıştı. 3 yıl süren bu direnişler ve acılar 26 Ağustos 1922’de kahraman Türk ordusunun büyük taarruzuyla yerini umuda bıraktı. 30 Ağustos büyük zaferinin ardından “İlk hedefiniz Akdeniz” diyen ebedi Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün kahraman askerleri, işgalci Yunan’ı önüne katmış ve Türk topraklarından temizlemiştir. Fahrettin Altay komutasındaki süvari birliklerinin Manisa’ya varmasıyla Manisa 8 Eylül 1922’de özgürlüğüne kavuşmuş, kederin yerini sevinç gözyaşları almıştır. Yenildiğini anlayan hain işgal kuvvetleri, Manisa’yı ateşe vermiş: 10 bin 700 ev, 13 cami, 2 bin 728 dükkan, 19 han, 26 bağ kulesi, 3 fabrika, 5 çiftlik ve bin 740 köy evini yakmıştır. Ayrıca resmi kayıtlara göre 3 bin 500 vatandaş yakılmış, 855 kişi kurşunlanmış, bin 200 kişi kesilmiş, toplam 5 bin 555 vatandaş şehit edilmiştir.

 

 

Manisa Kurtuluşa Doğru

Mustafa Kemal Paşa‘ nın l Eylül 1922’ de ilk hedef olarak Akdeniz’i gösteren ünlü emrini vermesi üzerine,Türk silahlı kuvvetleri, batıya doğru kaç makta olan Yunanlıların peşini biran olsun bırakmadı. Yunan birlikleri kaçarken, rast-geldikleri masum Müslüman köylerini yakıp yıkıyorlardı. Yüzlerce yıl rahat ve huzur içinde yan yana ve kardeşçe yaşadıktan sonra, Yunan ordusunun gelişi ile canavarlaşarak, bu ordu ile iş birliği yapan, silahsız Türk halkının boğazına sarılan, binlerce masumu insafsızca kati eden, fakat bozguna uğradıkları bu günlerde, yap tıklarının hesabını veremeyeceklerini düşündükleri için, kaçmakta olan Yunan ordusu ile birlikte yerli Rumlar da denize doğru koşuyordu. Türk şehir, kasaba ve köylerini baştan başa ateşe veren ve hal kının çoğunu, “Camilere ve evlere doldurarak” yakıp kül eden Yunanlılar, çok sayıda silah, cephane, araç ve gereç bırakarak, binlerce insanını Anadolu topraklarına gömerek maceralarını sona erdirdiler. Yunanlıların kazandığı tek şey,-dünya tarihindeki siciline hain, zâlim, katil ve kanlı bir millet olduğunun bir defa daha kayd edilmesi olmuştur.

 

 

Büyük bir bozguna uğrayan Yunan ordusu, işbirlikçi yandaşları olan Rumlarla birlikte İzmir’ e doğru kaçıyorlardı. Rumlar ve Ermeniler İzmir’ e gitmek için izin alabilirken, Türklere Manisa’ dan çıkma izni verilmiyordu. Yunan işgal kuvvetleri komutanı Bagorci, Türklerin evlerinden çıkmalarını yasakladığı gibi, şehrin dışında işleriyle meşgul olan insanların da evlerine dönmelerini emretti. Belediye baskımı Rıza Bey, şehrin ileri gelenlerinin de ısrarı ile bir heyet teşkil edip Albay Bagorci’ ye müracaat etti. Türkler’ e izin verilmemesinin halk ta telaş ve kuşkuya neden olduğunu, Manisa’ nın yakını, ya da Türklere de Manisa’ yı terk etmek için izin verilmesini istedi. Bagorci ise, endişeye mahal olmadığını söyleyerek, göçü durdurmadığı gibi, izin de vermedi. İtilaf devletleri temsilcileri ve Manisa metropolit vekili nezdinde yapılan müracaatlardan bir netice alınamadı. Bu sırada şehirde sakin yerli Rum ve Er meniler bomba ve silahlarla donatılmıştı. Tam bir asayişsizliğin hüküm sürdüğü şehirde yağmacılık, ırza geçme olayları had safhaya varmıştı. Yunan işgal kumandanı ve yardımcısı 5 Eylül 1922 akşamı tahrip taburları ile bizzat ilgilenerek, ilk adımda Malta semtini ateşe verdirdi. Halk bu yangını güçlükle söndürdü. Aynı günün akşamı kışla, 6 Eylül sabahı da çarşı ateşe verildi. Bu büyük yangından geriye 2728 dükkandan 279 dük kan, 40 han ve otelden han, 9 hamamdan 2 hamam kalmıştı. Çareyi Sipil dağına kaç makta bulan halk, tam gün aç, uykusuz ve perişan bir durumda dağda saklandı. 200 kadar kişi Fransız hat komutanlığına sığınarak canını kurtarabildi.

Yunanlılar bizzat işgal komutanı Bagorci’ nin emri üzerine Hükümet konağını da ateşe vererek Manisa’ dan ayrıldılar. Ancak Türk ordusunun önünden kaçan Yunan süvari tümeni de 7 Eylül 1922 günü Manisa’ ya çekilmişti. Aynı günün akşamı, Manisa’ yi kurtarmakla görevli 5. süvari kolordusu Fahrettin (Altay) Paşa’ nın komutasında şehre yaklaşıyordu. Bu kolordunun 14. tümeni 8 Eylül sabahı harekete geçerek, Gediz’ i aştı. 9 Eylül sabahına kadar düşmana 200 kayıp ve dirilmiş, 80 de esir alınmıştı. 1. süvari tümeni büyük kısmı ile Manisa’ ya yürüyordu. Tümen komutanı Mürsel Paşa’ nın emri üzerine tugay komutanı albay Cemil Bey, birliklerini Manisa’ ya sokmaya başladı. Onun arkasından 11. ve 21. süvari alayları şehre girdiler. Son direnmelerden sonra düş man Manisa’yı Türk birliklerine terk ederken, ortaya çıkan duamı vahimdi.

 

Manisa tamamen yanmış, bir enkaz şehir haline gelmişti. Tüm maddi varlığı yok edilen Ma nisa’ da binlerce ev, yüzlerce dükkan, pekçok cami ve han yakılıp yıkılmıştı. İnsan kaybı da çok büyüktü. 3500 kişi ya kılmak suretiyle, 855 kişi de kurşunlanarak katledilmişti. Sadece bir mahalleden götürülen 500 kişinin akibeti meçhuldü. Tümen kumandanı Mürsel (Baku) Paşa, karargah su bayları ile birlikte Manisa’ ya girerken camilere, devlet dairelerine bayrak çekiliyordu. Manisa’ ya yetkili olarak bırakılan Binbaşı Musa Bey, hal kın yaralarını sarma hususunda gösterdiği gayret sebebiyle büyük sevgi kazandı. Halkın ve şehrin ileri gelenlerinin isteği üzerine, işgal sırasında halka yardıma çalışan Katolik kilisesindeki papazlara, ordu adına yüzbaşı Kemal Bey teşekkür etti. Ulucami’ yi kilise haline getirmeye çalışan ve mezalime katılan Manisa Metropoliti yakalanarak, yargılandı, üç ay sonda da asılarak idam edildi. Manisa’ yı yaktıran ve bizzat emir veren Albay Bagorci, 9 Eylül’ de İzmir’ de esir alınan Yunanlılar arasındaydı.

 

Manisa'da Kuva-yi Milliye ve Cumhuriyet Anıtı

Manisa’da Kuva-yi Milliye ve Cumhuriyet Anıtı

 

Kaynaklar:

Manisa Valiliği

http://www.manisa.gov.tr/

Manisa Belediyesi

https://www.manisa.bel.tr/

Fotoğraflar: Albert-Kahn Musee

Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği “Kurtuluş Özel Sayı : 7”  Ekim 1994

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz